Türkiye’de kamu kaynaklarının nasıl yönetildiğine dair tartışmaları büyütecek bir dosya daha… Halkbank üzerinden 2011 yılında kullandırılan 480 milyon dolarlık kredi, yıllar içinde geri dönmeyen, yapılandırmalarla ötelenen ve kamuya yük haline gelen bir finansal tabloya dönüştü.
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki şirketlere kullandırılan bu krediye ilişkin bulgular, sadece bir ticari başarısızlığı değil, kamu kaynaklarının riskli kullanımını da gözler önüne seriyor.
Maaşlar ödenmezken milyon dolarlık kredi ödenmedi
Şirket grubunun çalışanlarına yönelik maaş ödemelerinde sorun yaşandığına dair iddialar kamuoyuna yansırken, aynı grubun kamu bankasından aldığı yüksek tutarlı krediyi de geri ödememesi, tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
Bu durum, finansal disiplinin sadece bilanço kalemleriyle değil, çalışan haklarıyla birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Teminat var ama yok: Hazine arazisi krizi
Sayıştay raporlarına göre krediye karşılık gösterilen teminatların önemli kısmı tartışmalı. Kütahya’daki fabrika arazisinin Hazine mülkiyetinde olması, ipotek tesisini fiilen geçersiz kılarken; diğer varlıklar üzerinde başka bankaların öncelikli ipotek hakkı bulunması, kamu bankasının riskini katladı.
Başka bir ifadeyle: Kağıt üzerinde teminat var, sahada karşılığı yok.
Tahsilat yok denecek kadar az
2014 yılında “tahsil imkânı sınırlı” kategoriye alınan kredi için banka 150 milyon lira karşılık ayırmak zorunda kaldı.
2015’te başlatılan yasal takibe rağmen, 2019’a kadar yapılan tahsilat sadece 17 milyon lira seviyesinde kaldı.
Buna karşılık borç yükü, faizlerle birlikte 2,2 milyar lirayı aştı.
Kamu zararı tartışması büyüyor
Sayıştay’ın bulguları, kredi tahsis sürecinde risk analizinin ne ölçüde sağlıklı yapıldığı sorusunu gündeme getirirken; kamu bankalarının kimin parasını, hangi teminatla, hangi koşullarda kullandırdığı sorusu yeniden tartışılıyor.
Haberi gündeme taşıyan Erdoğan Süzer imzalı Sözcü Gazetesi kaynaklı içerikte, dönemin KİT Komisyonu üyesi Haydar Akar da denetim süreçlerine tepki gösterdi.
Asıl soru şu: Bu paranın sorumluluğu kimde?
Ortada geri dönmeyen yüz milyonlarca dolarlık bir kredi, tartışmalı teminat yapısı ve sınırlı tahsilat var.
Bu tablo, yalnızca bir şirketin finansal performansını değil, kamu kaynaklarının nasıl yönetildiğini sorgulatıyor. Çünkü söz konusu olan, nihayetinde halkın parası.
BU HABERLERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR










