Türkiye konut piyasasında yabancı talebi belirgin biçimde zayıflıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak 2026 konut satış istatistiklerine göre, yabancılara yapılan konut satışı 1.306 adede gerileyerek pandemi sonrası dönemin en düşük seviyesine indi. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 20,8’lik bir daralmaya işaret ediyor. Toplam satışlar içinde yabancı payı ise yüzde 1,2’de kaldı. Veriler, 2020 Mayıs ayından bu yana en zayıf performansa işaret ediyor.
Nefes’in aktardığına göre, Ocak ayında en fazla konut satışı 219 adetle Rusya vatandaşlarına yapıldı. İran 118 konutla ikinci, Ukrayna ise 77 konutla üçüncü sırada yer aldı. Şehir bazında ise İstanbul 595 konutla ilk sıradaki yerini korurken, Antalya 375 satışla dikkat çekti. İki şehir, yabancı yatırımcı tercihlerinin hâlâ merkezinde bulunuyor; ancak hacim olarak geçmiş yılların gerisinde.
Talep neden zayıflıyor?
Sektör temsilcileri üç temel başlığa dikkat çekiyor:
-
Vatandaşlık eşiğinin 400 bin dolara yükseltilmesi, yatırım kararını daha yüksek bütçeli segmentle sınırlandırdı.
-
Konut fiyatlarındaki artış, döviz bazında dahi geri dönüş süresini uzattı.
-
İkamet izni süreçlerindeki yavaşlama, yatırım sonrası yaşam planlarını zorlaştırdı.
Bu faktörler birleştiğinde, Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı güçlü yabancı talep ivmesinde belirgin bir kırılma yaşandığı görülüyor. 2025 yılı genelinde yabancılara yapılan toplam satışın 21.534 ile son dokuz yılın en düşük düzeyine inmiş olması, düşüşün geçici değil yapısal olabileceği yönünde yorumlanıyor.
Ekonomik perspektif
Yabancıya satış, döviz girdisi açısından konut sektörünün en stratejik kalemlerinden biri. İnşaat ve gayrimenkul sektörü; finans, yapı malzemeleri ve hizmetler gibi 200’ün üzerinde alt sektörü etkileyen bir çarpan gücüne sahip. Bu nedenle yabancı talebindeki gerileme yalnızca satış rakamı değil, aynı zamanda sermaye akışı ve cari denge açısından da izleniyor.
Geçmiş yıllarda pandemi sonrası hızlı toparlanma, düşük faiz ortamı ve küresel likidite bolluğu ile desteklenmişti. Bugün ise daha seçici bir yatırımcı profili, yüksek fiyat seviyesi ve alternatif ülkelerdeki cazip programlar rekabeti artırıyor. Türkiye’nin avantajı hâlâ lokasyon, yaşam maliyeti ve geniş proje stoğu; ancak fiyat-disiplin dengesi daha kritik hale gelmiş durumda.
Konut piyasasında yabancı payının yüzde 1,2’ye kadar gerilemesi, sektör için alarm değil ama güçlü bir uyarı niteliğinde. Önümüzdeki aylarda mevzuat uygulamaları, fiyat dengesi ve finansman koşulları bu eğilimin yönünü belirleyecek.
[1] Türkiye İstatistik Kurumu, Konut Satış İstatistikleri, Ocak 2026.
[2] Nefes Gazetesi, “Yabancıya emlak satışı 6 yılın dibinde”, 2026.
[3] OECD Housing Market Outlook raporları, 2023-2025 karşılaştırmalı analiz.
BU HABERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
EKOVİZYON DERGİ – Ekovizyon
https://www.ekovizyon.com.tr










