Uluslararası piyasalarda Türkiye’ye yönelik sermaye akışının niteliği yeniden tartışma konusu oldu. İngiltere merkezli BlueBay Asset Management ekonomisti Timothy Ash, yatırımcıların mevcut ekonomi yönetimiyle çalışmaktan memnun olduklarını ancak Türkiye tahvil piyasasına girmekte temkinli davrandıklarını söyledi.
Ash’in değerlendirmesine göre piyasa aktörleri, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek liderliğindeki dezenflasyon programını yakından izliyor; Türk lirasındaki reel değerlenme politikasını enflasyonla mücadelede temel araçlardan biri olarak görüyor. Ancak yabancı yatırımcılar uzun vadeli sabit getirili varlıklara geçmek yerine kısa vadeli faiz farkı işlemlerini tercih ediyor.
“Vur-kaç” yorumu
Ekonomist İris Cibre, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede Ash’in sözlerini “açık bir itiraf” olarak nitelendirdi. Cibre’ye göre yabancı sermaye, tahvil piyasasında uzun vadeli pozisyon almak yerine yüksek faiz ortamından faydalanan kısa vadeli carry trade işlemlerini tercih ediyor.
Cibre bu yaklaşımı, “Yüksek faizden memnunuz ancak uzun vadeli risk almak istemiyoruz” şeklinde özetledi.
Bu durum, sermaye girişinin kalitesine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Zira kısa vadeli fon akışları makro dengeleri desteklese de kalıcı yatırım niteliği taşımıyor.
Tahvil piyasasında likidite sorunu
Cibre ayrıca tahvil piyasasındaki zayıf işlem hacmine dikkat çekti. Gün içinde gösterge tahvilde işlem gerçekleşmemesi, piyasa derinliği konusunda soru işareti yaratıyor. Yabancı yatırımcının temel kaygısı ise pozisyon açtıktan sonra gerektiğinde çıkış yapamama riski.
Likidite endişesi, tahvil tarafındaki temkinli duruşun en önemli nedeni olarak öne çıkıyor.
Carry trade neden cazip?
Carry trade, düşük faizli bir para biriminden borçlanıp yüksek faizli bir para birimine yatırım yaparak faiz farkından kazanç sağlama stratejisi olarak tanımlanıyor. Türkiye gibi politika faizinin yüksek olduğu ekonomiler, bu strateji için doğal cazibe merkezine dönüşüyor.
Ancak bu modelin iki temel kırılganlığı bulunuyor:
-
Kur oynaklığı
-
Ani sermaye çıkışı riski
Faiz getirisi yüksek olsa da olası bir kur şoku kazancı kısa sürede silebiliyor. Finans literatüründe bu tür işlemler “sıcak para” olarak tanımlanıyor.
Programın testi: Uzun vadeli güven
Piyasa aktörlerinin kısa vadeli faiz getirisine odaklanması, dezenflasyon programının henüz tam anlamıyla uzun vadeli sermaye güvenine dönüşmediğini gösteriyor. Tahvil piyasasına kalıcı yabancı girişi, ekonomi programının en kritik testlerinden biri olarak görülüyor.
Ekonomi çevrelerinde tartışılan temel soru şu: Türkiye’ye gelen sermaye, stratejik mi yoksa konjonktürel mi?
Bu sorunun yanıtı, önümüzdeki dönemde para politikasının sürdürülebilirliği ve finansal istikrar açısından belirleyici olacak.
📌 Not: Bu içerikte yer alan değerlendirmeler yatırım tavsiyesi değildir (YTD).
BU HABERLERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
EKOVİZYON DERGİ – Ekovizyon.com.tr
https://www.ekovizyon.com.tr










