Dolar/TL kuru 44,30 seviyesinde yatay seyrederken, küresel piyasalarda doların zayıflamasına rağmen Türkiye’de kurun yüksek kalması dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu ayrışmanın temelinde iç dinamikler ve enflasyon beklentileri yer alıyor.
Küresel piyasalarda dolar, haftanın son işlem gününde sınırlı bir toparlanma gösterse de genel olarak zayıf seyrini sürdürüyor. Dolar Endeksi (DXY) 99 seviyelerinde dengelenirken, hafta genelinde yaklaşık yüzde 1’in üzerinde değer kaybı yaşaması bekleniyor.
Bu gerilemede, başta Avrupa Merkez Bankası, Japonya Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası olmak üzere büyük merkez bankalarından gelen “şahin” sinyaller etkili oldu. Söz konusu kurumlar politika faizlerini sabit tutsa da yükselen enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskısına dikkat çekerek sıkı para politikasının sürebileceği mesajını verdi.
Özellikle Japonya Merkez Bankası’nın uzun süredir devam eden gevşek para politikasından çıkış sinyalleri vermesi, küresel döviz piyasalarında dengeleri değiştiren gelişmeler arasında gösteriliyor. Piyasalarda, yılın ilerleyen dönemlerinde hem Avrupa Merkez Bankası hem de İngiltere Merkez Bankası’nın faiz artırabileceği beklentisi güç kazanmış durumda.
ABD tarafında ise Federal Rezerv faizleri sabit tutarken, Fed Başkanı Jerome Powell enflasyonda kalıcı düşüş görülmeden faiz indirimlerinin hızlanmayacağına işaret etti. Bu açıklamalar, doların sert düşüşünü sınırlayan unsurlar arasında yer aldı.
İç piyasada ayrışma dikkat çekiyor
Küresel ölçekte dolar zayıflarken, Türkiye’de kurun yüksek seviyelerde kalması ise dikkat çekici bir ayrışma olarak öne çıkıyor. Dolar/TL kuru güne 44,2915 seviyesinden başlarken, gün içinde en düşük 44,2347, en yüksek ise 44,3110 seviyesini gördü. Kur, an itibarıyla 44,30 seviyelerinde işlem görüyor.
Uzmanlar, bu tabloyu Türkiye’ye özgü makroekonomik dinamiklerle açıklıyor. Yüksek enflasyon, döviz talebinin canlı kalması ve tasarruf tercihlerinde yabancı para ağırlığının sürmesi, kur üzerinde yukarı yönlü baskıyı devam ettiriyor.
Geçmiş dönem analizlerinde de benzer şekilde, küresel dolar zayıflığının Türkiye piyasalarına sınırlı yansıdığı görülmüştü. Bu durum, TL’nin sadece dış gelişmelere değil, ağırlıklı olarak iç ekonomik göstergelere duyarlı olduğunu ortaya koyuyor.
Merkez bankalarının adımları belirleyici olacak
Öte yandan, Avustralya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarına devam etmesi ve Yeni Zelanda Merkez Bankası’nın beklenenden erken sıkılaşma sinyali vermesi, küresel çapta parasal sıkılaşma eğiliminin yaygınlaştığını gösteriyor.
Analistler, önümüzdeki dönemde döviz kurlarının seyrinde iki temel faktörün belirleyici olacağını vurguluyor: Küresel merkez bankalarının faiz politikaları ve Türkiye’de enflasyonla mücadeleye yönelik adımlar. Bu çerçevede, doların küresel değer kaybına rağmen TL karşısında yüksek seviyelerini koruması, piyasalarda temkinli görünümün süreceğine işaret ediyor.
BU HABERLERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:










