Nobel Ödüllü Daron Acemoğlu’ndan Yapay Zeka Uyarısı:
“Gençler İşsiz Kalırsa Toplumsal Kırılmalar Kaçınılmaz Olabilir”
Yapay zekanın ekonomiyi dönüştüreceği yönündeki iyimser senaryolar dünya genelinde teknoloji yatırımlarını hızlandırırken, Nobel Ekonomi Ödüllü MIT Profesörü Daron Acemoğlu’ndan dikkat çekici bir uyarı geldi. Acemoğlu, yapay zekanın ekonomik etkisine ilişkin beklentilerin büyük ölçüde abartıldığını savunurken, asıl riskin iş gücü piyasasında, gelir dağılımında ve demokratik sistemlerde ortaya çıkabileceğini söyledi.
Fortune dergisine konuşan Acemoğlu, teknoloji dünyasında yapay zekaya yönelik tartışmaların önemli bölümünün gerçeklerden uzaklaştığını belirterek, “Asıl mesele teknolojinin insanlara ne yaptığıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Yapay Zekanın Ekonomik Etkisi Beklenenden Sınırlı Kalabilir
Küresel teknoloji şirketleri yüz milyarlarca dolarlık yapay zeka yatırımlarına imza atarken, Acemoğlu’nun hesaplamaları daha temkinli bir tablo ortaya koyuyor.
MIT profesörüne göre yapay zeka, önümüzdeki on yıl içerisinde verimlilik artışına yaklaşık yüzde 0,55 katkı sağlayabilecek. Kısa vadede işlerin yalnızca yüzde 5’lik bölümünün ekonomik olarak verimli biçimde otomasyona geçebileceğini belirten Acemoğlu, bunun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla üzerindeki etkisinin ise yüzde 1 ila 1,5 arasında kalacağını öngörüyor.
Bu nedenle yapay zekanın ekonomide kısa sürede devrim yaratacağı yönündeki tahminlerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
Verimlilikten Çok İnsan Yeteneklerini Güçlendiren Teknoloji Önemli
Acemoğlu’na göre gerçek dönüşüm, insanların yaptığı işleri tamamen ortadan kaldıran sistemlerden değil, çalışanların daha önce yapamadıkları görevleri gerçekleştirmelerine imkan tanıyan teknolojilerden gelecek.
Ekonomik değerin yalnızca maliyet düşürmekten ibaret olmadığını vurgulayan Acemoğlu, üretkenliği artıran en önemli unsurun insan ile teknolojinin birlikte çalışabildiği modeller olduğunu belirtiyor.
Yapay zeka üzerine yapılan birçok araştırmanın belirli ve sınırlı görevler üzerinden yürütüldüğünü söyleyen Nobel ödüllü ekonomist, bu çalışmaların çoğunun genel ekonomiyi temsil etmekten uzak olduğunu ifade etti.
Asıl Tehlike İşsizlik ve Artan Eşitsizlik
Acemoğlu, kamuoyunda yapay zekanın bilinç kazanıp kazanmayacağı veya insanlığın yerini alıp almayacağı gibi tartışmaların öne çıktığını, ancak esas konuşulması gereken konunun iş gücü piyasasındaki dönüşüm olduğunu söyledi.
“Yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkileri, gelir dağılımı ve ekonomik gücün birkaç merkezde toplanması çok daha önemli konular” diyen Acemoğlu, teknolojik dönüşümün sosyal sonuçlarına dikkat çekti.
Özellikle yapay zeka teknolojilerinin birkaç büyük teknoloji şirketinin kontrolünde kalmasının, küresel ölçekte gelir eşitsizliğini daha da artırabileceği uyarısında bulundu.
“Genç İşsizliği Toplumsal Kırılmalara Yol Açabilir”
Acemoğlu’nun en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri ise genç işsizliği üzerine oldu.
Üniversite mezunlarının önemli bir bölümünün iş bulamamasının yalnızca ekonomik değil, siyasi ve toplumsal sonuçlar da doğuracağını belirten Acemoğlu, tarihin bu konuda önemli dersler içerdiğini söyledi.
“Yeni mezun gençlerin yüzde 30’u ya da yüzde 40’ı işsiz kalırsa bunun demokrasiye ve toplumsal istikrara etkilerini düşünmek gerekir. Tarihte benzer dönemlerde ciddi toplumsal kırılmalar ve devrimler yaşandı” ifadelerini kullandı.
Ancak günümüz dünyasının geçmişten farklı olduğunu da vurgulayan ekonomist, sosyal medya platformlarının toplumsal hareketlerin dinamiklerini değiştirebileceğine işaret etti.
Çin ve ABD Arasındaki Yapay Zeka Yarışı
Acemoğlu, yapay zekanın geleceğinin yalnızca teknoloji devlerinin ticari hedeflerine bırakılmaması gerektiğini savundu.
Konuya ücretler, istihdam, refah ve insan onuruna yakışır yaşam perspektifinden yaklaşılması gerektiğini belirten Acemoğlu, uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti.
ABD ile Çin arasındaki rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde konuşan MIT profesörü, yapay zekanın insanlığın yararına kullanılabilmesi için küresel ölçekte ortak kurallara ihtiyaç olduğunu söyledi.
Çin’in büyük dil modellerinde ABD’nin gerisinde bulunduğunu ancak yapay zekayı üretim, robotik ve ticari süreçlere entegre etme konusunda önemli avantajlar elde ettiğini ifade etti.
“Sorun Teknoloji Değil, Hayal Gücü Eksikliği”
Acemoğlu’na göre dünyanın karşı karşıya olduğu temel problem teknolojinin kendisi değil.
Asıl sorunun, insan merkezli bir yapay zeka modelinin nasıl kurulacağı konusunda yeterli vizyonun ortaya konulamaması olduğunu belirten Nobel ödüllü ekonomist, siyasi karar alıcıların ve toplumların bu konuda daha güçlü bir irade göstermesi gerektiğini söyledi.
Yapay zekanın geleceğinin yalnızca algoritmalarla değil, toplumların kuracağı ekonomik ve kurumsal yapılarla şekilleneceğini vurgulayan Acemoğlu’nun değerlendirmeleri, teknoloji çağında büyüme kadar eşitsizlik ve istihdam tartışmalarının da gündemin merkezinde kalacağını gösteriyor.
Kaynak: Fortune Dergisi röportajı
BU HABERLERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
EKOVİZYON DERGİSİ
https://www.ekovizyon.com.tr









