Afrika’nın stratejik ülkesi Sudan, iki yıldır iç savaşın girdabında. General Abdülfettah el-Burhan liderliğindeki ordu (SAF) ile Muhammed Hamdan Dagalo’nun komutasındaki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalar, yalnızca ülkeyi değil, Türkiye’nin yıllar süren yatırım hamlesini de çökertti.
Ankara’nın 2010 sonrası “Afrika açılımı”nın merkez ülkelerinden biri olan Sudan’a yapılan kamu ve özel sektör yatırımlarının toplam tutarı 3 milyar doları bulmuştu. Bugün bu projelerin büyük bölümü savaşın gölgesinde kaderine terk edildi.
Yatırımlar savaşın ortasında kaldı
Sudan’da Türk şirketlerinin inşa ettiği 1,1 milyar dolarlık Hartum Uluslararası Havalimanı projesi, çatışmalar nedeniyle tamamen durdu. Osmanlı döneminden kalan yapılar için başlatılan Sevakin Adası restorasyonu güvenlik riski nedeniyle askıya alındı. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (TİGEM) 780 bin hektar arazi kiralayarak 10 milyar dolarlık üretim hedefiyle kurduğu tarım ortaklığı ise fiilen sona erdi. Nyala’daki Türk hastanesi çatışmalarda hasar gördü; birçok şantiye yağmalandı.
BAE sahada, Türkiye kenarda kaldı
Sudan’daki savaşın perde arkasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) var. BM raporlarına göre, sivillerin hedef alındığı saldırılarda kullanılan mühimmatların çoğu BAE menşeli. Abu Dabi yönetimi, Somali ve Libya üzerinden HDK milislerine silah, mühimmat ve insansız hava araçları sağlıyor.
Asıl hedef ise Darfur’un altın rezervleri. Sudan, 533 tonluk tespitli altın rezerviyle Afrika’nın üçüncü büyük üreticisi. BAE, hem çatışmayı finanse ediyor hem de altın ihracatını kendi bankaları üzerinden kontrol ediyor.

Türkiye’nin diplomatik pozisyonu muğlak
Foreign Policy dergisi, Ankara’nın “arabulucu” gibi görünmesine karşın savaşın başından bu yana General Burhan yönetimindeki orduya lojistik destek verdiğini öne sürdü. Washington Post ise Baykar’ın 2025 yılı başında Sudan’a 120 milyon dolarlık SİHA satışı yaptığını iddia etti.
Türkiye resmi olarak çatışmada taraf olmadığını vurgulasa da, sahadaki dengeler Ankara’nın Afrika’daki diplomatik etkisini zayıflatıyor.
Afrika stratejisinde kırılma
Erdoğan’ın 2017’deki Hartum ziyaretinde imzalanan 22 iş birliği anlaşması, Türkiye’nin kıtadaki yumuşak gücünü artırmayı amaçlıyordu. Ancak Rus paralı asker grubu Wagner’in HDK saflarında, Çin’in ise Sudan limanlarını finanse eden yeni güç olarak öne çıkması, Ankara’nın bölgedeki etkinliğini gölgede bıraktı.
Bir zamanlar “Afrika açılımı”nın sembol ülkesi olan Sudan, bugün Türkiye için milyar dolarların gömüldüğü bir jeopolitik bataklık haline geldi.
Analitik Değerlendirme (Kısa Not)
Ekonomik açıdan bakıldığında, Sudan’daki savaş sadece Türk yatırımcıların değil, Türkiye’nin Afrika’daki uzun vadeli kalkınma stratejisinin de sınavı oldu. “Kalkınma diplomasisi” adıyla yürütülen bu model, güvenlik ve istikrar sağlanmadan sürdürülebilir bir ekonomik varlık oluşturmanın mümkün olmadığını bir kez daha gösterdi.
BU HABERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:










