Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Kasım ayı itibarıyla yurt içinde üretilen altınları satın alma uygulamasını sonlandırması, Türkiye altın piyasasında uzun süredir görülmeyen bir fiyatlama anomalisi yarattı. Ülkenin en derin ve geleneksel fiziki altın piyasası olan Kapalıçarşı’da, ilk kez fiziki altın fiyatları bankaların satış fiyatlarının üzerine çıktı.
Altın, küresel belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların sığındığı klasik bir değer saklama aracı olarak yıl boyunca yukarı yönlü bir seyir izledi. Ancak TCMB’nin alım mekanizmasından çekilmesi, bu eğilimin Türkiye iç piyasasında kırılmasına neden oldu. Kasım ayında devreye giren yeni uygulama ile birlikte, yerli üretim altının Merkez Bankası bilançosuna girmemesi arz kanallarını doğrudan serbest piyasaya yönlendirdi.

Bu adım, kısa vadede piyasaya giren fiziki altın miktarını belirgin biçimde artırdı. Arzın hızla genişlemesine karşın, son haftalarda yatırımcı talebindeki yavaşlama, fiyatlama davranışlarını alışılmışın dışına taşıdı. Bankaların referans kabul edilen altın satış kurları gerilerken, Kapalıçarşı’da oluşan fiziki fiyatlar görece yukarıda kaldı.
Banka fiyatları ile fiziki piyasa arasındaki makas ters yöne açıldı
NTV’nin aktardığına göre, artan arz nedeniyle bankaların elindeki altın stokları satış baskısıyla karşılaştı. Bu durum, bankaların gösterge fiyatlarında sert ayarlamalara gitmesine yol açtı. Buna karşılık Kapalıçarşı’da fiziki altın, likidite ve teslim avantajı nedeniyle daha yüksek fiyatlardan işlem görmeye başladı.
Bu tablo, Türkiye altın piyasası tarihinde nadir görülen bir kırılmaya işaret ediyor. Normal koşullarda bankalar, ölçek ve fiyatlama gücü sayesinde fiziki piyasanın altında fiyat sunarken; mevcut durumda denge tamamen tersine dönmüş durumda. Kuyumcular ve piyasa aktörleri, bu ayrışmanın sürdürülebilir olmadığı görüşünde birleşiyor.
Piyasa aktörleri düzenleyici refleks bekliyor
Kapalıçarşı esnafı ve yurt genelindeki kuyumcular, fiyat oluşumundaki bu bozulmanın hem tüketici davranışlarını hem de piyasa güvenini zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor. Piyasa kaynakları, TCMB’nin geçmişte olduğu gibi arz-talep dengesini yeniden tesis edecek tamamlayıcı düzenlemeler üzerinde çalışabileceğini değerlendiriyor.
Türkiye’de Merkez Bankası’nın altın piyasasındaki rolü, 2011 sonrası dönemde rezerv çeşitlendirme stratejileriyle güçlenmişti. Bu nedenle Kasım ayında alınan karar, yalnızca teknik bir uygulama değişikliği değil; piyasa yapısı açısından da belirleyici bir eşik olarak görülüyor.
Dipnotlar
-
TCMB, “Altın Rezervleri ve Rezerv Yönetimi Stratejisi”, geçmiş dönem raporları.
-
Baur, D.G. & Lucey, B.M. (2010). Is Gold a Hedge or a Safe Haven? Financial Review.
-
World Gold Council, Gold Demand Trends, 2023–2024.
Yatırım Tavsiyesi Değildir (YTD): Bu haberde yer alan değerlendirmeler, genel ekonomik analiz niteliğindedir; herhangi bir yatırım tavsiyesi içermez.










