İstanbul’da lüks konut projelerinin yönetim süreçleri yeniden tartışılıyor. Ulus’taki bir sitenin yöneticisi hakkında ortaya çıkan zimmet iddiası, hem kurumsal denetim hem de banka kontrol mekanizmalarını gündeme taşıdı.
Sosyete ve sanat dünyasından isimlerin yaşadığı Savoy Ulus Sitesi yöneticisi Ceyhun Baş, 38,5 milyon TL’yi zimmetine geçirdiği iddiasıyla İstanbul’da yakalandı. 24 Aralık’tan bu yana firari olduğu belirtilen Baş’ın, emniyet birimlerinin çalışması sonucu gözaltına alındığı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı öğrenildi.
Zarar tutarı netleşti

İddialara göre zimmete geçirilen net tutar 38,5 milyon TL seviyesinde. Bu rakam güncel kurla yaklaşık 1 milyon dolara karşılık geliyor. Kaynak olarak site yönetim hesapları gösteriliyor. Paranın büyük kısmının eğlence harcamaları ve kumar giderlerinde kullanıldığı öne sürülüyor.
Bu gelişme, yüksek aidatlı ve profesyonel yönetim modeliyle öne çıkan lüks sitelerde iç denetim süreçlerinin yeterliliğini tartışmaya açtı. Özellikle çoklu imza ve banka kontrol mekanizmalarının nasıl işletildiği sorusu gündeme geldi.
Yönetim kurulu süreci devraldı
Sitenin yönetim kurulu başkanı Osman Çarmıklı, daha önce yaptığı açıklamada olayın yönetim zafiyetinden kaynaklandığını kabul etmişti. Hafta sonu yapılan kat malikleri toplantısında, 301 bağımsız bölüm sahibinin zararının site yönetimi tarafından karşılanacağını yinelediği belirtildi.
Toplantıda ayrıca, yetki sınırının üzerinde para çekilmesine onay veren bankalara karşı hukuki süreç başlatıldığı ifade edildi. Baş’ın üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallara haciz konulduğu, harcanmadığı tespit edilen tutarlara ise el konulduğu aktarıldı.
Banka denetimi tartışılıyor
Ekonomi ve finans çevreleri açısından kritik başlık, bankaların iç kontrol mekanizması. Site hesaplarından yüksek tutarlı para çıkışlarının hangi prosedürle gerçekleştiği ve bu süreçte hangi onay zincirinin devrede olduğu henüz net değil.
Uzmanlar, kurumsal hesaplarda çift imza, bağımsız denetim ve aylık mali raporlama sisteminin zorunlu hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle yüksek bütçeli konut projelerinde profesyonel yönetim şirketlerinin denetim kapsamının genişletilmesi gerektiği belirtiliyor.
Lüks konutlarda kurumsal risk
İstanbul’da üst segment konut projelerinde aylık aidat gelirleri milyonlarca lirayı bulabiliyor. Bu hacim, yönetim şirketlerini küçük ölçekli bir işletme finansmanı büyüklüğüne taşıyor. Dolayısıyla mali şeffaflık ve bağımsız denetim, yalnızca yönetsel değil finansal istikrar meselesi olarak görülüyor.
Savoy Ulus örneğinde yönetim kurulu, zararın maliklere yansıtılmayacağını taahhüt etti. Bu karar, kısa vadede sakinler açısından finansal riski sınırlıyor. Ancak süreç, sektördeki diğer projeler için emsal niteliği taşıyabilir.
Hukuki süreç devam ediyor
Ceyhun Baş’ın tutuklanmasının ardından soruşturma derinleştirildi. Banka sorumluluğu, zimmet kapsamı ve olası üçüncü taraf bağlantıları inceleme altında. Yargı sürecinin nasıl şekilleneceği, hem zarar tazmini hem de olası ceza boyutu açısından belirleyici olacak.
Bu dosya, lüks konut yönetiminde kurumsal yönetişim başlığının önemini bir kez daha ortaya koydu. Denetim, şeffaflık ve hesap verilebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi, benzer risklerin önüne geçilmesi açısından kritik görünüyor.
BU HABERLERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
https://www.ekovizyon.com.tr/










