Dosyanın merkezinde Türkiye kamu bürokrasisinin son yıllardaki en sarsıcı yolsuzluk dosyası giderek genişliyor. 161 milyar liralık kamu zararına yol açtığı belirtilen soruşturmanın iddianamesinde, yeni detaylar tek tek açığa çıkıyor. ise şaşırtıcı bir isim göze çarpıyor: On yıl önce şantiyelerde kalıpçı olarak çalışan, inşaat işiyle geçimini sağlayan sıradan bir işçi olan Adem Soytekin. Bugün ise aynı Soytekin’in milyarlarca lirayı bulan mal varlığı, yüzlerce gayrimenkul ve araç kaydıyla devasa bir servetin sahibi olduğu iddia ediliyor.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden bugüne kadar yakın çevresinde bulunduğu iddia edilen Soytekin hakkında hazırlanan iddianame, bir inşaat kalfasının nasıl kısa sürede milyarder konumuna yükseldiğini gözler önüne seriyor. Savcılık dosyasına göre Soytekin’in yükseliş hikâyesi 2014’te kalfalıktan patronluğa geçmesiyle başladı. Henüz iki yıl sonra şirketleşen Soytekin’in, 8 yıl içerisinde Beylikdüzü Belediyesi ve sonrasında İBB Yapı İşleri Müdürlüğü ile KİPTAŞ üzerinden 14 milyar liralık ihale aldığı tespit edildi. Rakam, kamu kaynaklarından aktarılan paranın büyüklüğü bakımından Türkiye’de bugüne kadar görülmüş en büyük kamu zararı dosyalarından biri olması nedeniyle özel önem taşıyor.
Soytekin’in bugünkü mal varlığı ise dosyanın en çarpıcı başlıklarından biri. Sadece kendi adına kayıtlı şirketlerde 124 adet tapu kaydı ile 142 araç mevcut. İddianamede Soytekin’in bu varlıkları maaş ya da bilinen ticari faaliyetle açıklayamayacağı belirtiliyor. Savcılık makamı, elde edilen servetin kaynağının rüşvet, ihaleye müdahale ve organize yolsuzluk şebekesi üzerinden sağlandığı kanaatine varmış durumda.
Dosyaya göre Soytekin yalnızca ihale alan bir yüklenici değil; aynı zamanda ihaleye çağrılacak firmaları belirleyen isimlerden biri. İddianamede, ihale süreçlerinde rüşvet transferinde aracı olduğu, karşılığında pay aldığı ve zaman içinde bu sistemin finansal kasasına dönüştüğü değerlendirmeleri yer alıyor. Bir başka ifadeyle Soytekin, sadece sistemi kullanmadı; sistemin merkezinde konumlandı.
Soruşturma sürecinde ise tablo daha da karmaşık hale geldi. Soytekin üç ayrı ifade vererek etkin pişmanlıktan yararlanmak istedi ve ilk aşamada ev hapsi şartıyla tahliye edildi. 10 Temmuz’da serbest kalan Soytekin, daha sonra soruşturmanın ikinci fazında yeniden değerlendirilen beyanlar nedeniyle tekrar tutuklandı. Şimdi cezaevinde ve savcılığın genişleyen soruşturması kapsamında iddiaların merkezinde yer almaya devam ediyor.
Bu gelişmeleri ilk kez gündeme taşıyan haber, Sabah gazetesi yazarı Kerim Cengil tarafından yayımlandı. Cengil’in ulaştığı belgelere göre soruşturma halen derinleşiyor ve kamu zararının boyutunun iddianamedeki tutardan bile fazla olabileceği ihtimali değerlendiriliyor. Araştırmanın ilerleyen safhalarında yeni mal varlıklarının, yeni aracı kişilerinin ve siyasi bağlantıların açığa çıkması bekleniyor.
Türkiye siyaset ve kamu yönetimi uzun yıllardır yolsuzluk iddialarına yabancı değil; ancak bu dosyanın boyutu, sıradan bir inşaat işçisinin bir anda dev ihalelerin merkezine yükselmesi, tartışmayı sadece hukuk değil toplumsal sosyoloji düzeyine taşıyor. Bu dosya akıllara şu soruyu bırakıyor:
Bir kalfanın omuzlarında taş taşıdığı şantiyeden, milyon dolarlık ihalelerin ana aktörlüğüne uzanan yol nasıl döşendi?
Manşet Foto: ChatGPT










