Orta Doğu’daki gerilim ve Hürmüz Boğazı riski, Avrupa enerji fiyatlarını anlık yüzde 1.700 artırarak sanayiyi çöküşün eşiğine taşıdı.
Öğleden sonra fiyat tsunamisi
Orta Doğu’da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki abluka riski, Avrupa enerji piyasalarını kısa sürede krize soktu. Tek bir öğleden sonra doğal gaz fiyatları yüzde 1.700 yükselirken, Almanya başta olmak üzere sanayi bölgeleri birer birer üretimi durdurdu. Financial Times verilerine göre, 4 Mart’ta Danimarka’da öğlen saat 14:00’te 1 MWh elektrik 26 Euro iken, sadece üç saat içinde 430 Euro’ya fırladı.
Belçika, Hollanda ve Almanya’nın enerji yoğun sanayisi, artan maliyetler nedeniyle üretimde kesintiye gitti. Almanya’nın kimya devi Domo Chemicals, artan enerji giderlerini karşılayamayarak kapılarına kilit vurdu. Enerji tüketiminin yüzde 67’si ithal fosil yakıtlara bağlı olan AB, sanayide ciddi bir çöküş tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Brüksel’in acil müdahale planı
Avrupa Birliği, sanayinin kalbini korumak ve kritik sektörleri ayakta tutmak için üç maddelik acil müdahale planı hazırladı:
-
Ulusal vergi indirimleri – Faturadaki devlet vergilerinin %22’sinde acil kesintiye gidilmesi.
-
Şebeke ücretlerine üst sınır – Sanayici için faturanın %18’ini oluşturan şebeke geçiş ücretlerinin dondurulması.
-
Karbon maliyetlerinin askıya alınması – Elektrik üretimine eklenen %11’lik emisyon vergilerinin geçici olarak hafifletilmesi.
AB ayrıca, fiyatları dengelemek için stratejik petrol rezervlerinin bir kısmını piyasaya sürmeyi ve enerji şirketlerine “spekülasyon vergisi” getirmeyi tartışıyor.
İspanya’nın istikrar örneği
Tüm bu kriz ortamında ayakta kalan tek ülke İspanya oldu. Yenilenebilir enerjiye yapılan yıllık yatırımlar, ülkenin elektrik şebekesini fosil yakıt şoklarından koruyarak Avrupa’nın en ucuz ve en istikrarlı enerji sistemlerinden birini sağladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran kriziyle ilgili açıklamaları, gaz fiyatlarını kısa süreliğine yüzde 17 düşürdü. Ancak Brüksel, kriz anlarında serbest piyasanın her şeyi çözemeyeceğini kabul etti ve enerji piyasalarında devlet müdahalesinin kaçınılmaz olduğunu açıkladı.










