Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Brüksel’de Türk gazetecilerle yaptığı toplantıda Türkiye–AB ilişkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Amor, Schengen vize serbestisi için gerekli kriterlerin büyük bölümünün tamamlandığını ancak kalan adımların Türkiye’nin kararlarına bağlı olduğunu söyledi.
Vize serbestisi için 6 kriter kaldı
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Schengen bölgesine yönelik vize serbestisi sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Brüksel’de bir grup Türk gazeteciyle bir araya gelen Amor, Türkiye’nin vize serbestisi için yerine getirmesi gereken 72 kriterden büyük bölümünü tamamladığını belirtti.
Amor’a göre süreçte yalnızca 6 kriter henüz karşılanmış değil.
Raportör, vize serbestisinin teknik olarak mümkün olduğunu ancak sürecin ilerlemesinin Türkiye’de atılacak adımlara bağlı olduğunu ifade etti.
Amor, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
‘Vize serbestisi için karşılanması gereken 72 kriterden sadece 6 tanesi kaldı. Ancak üst düzey yetkililer bu konuya pek ilgi göstermiyor; sorunu yeşil ve hizmet pasaportuyla çözmeyi tercih ediyorlar.’
Türkiye–AB ilişkilerinde stratejik ortaklık vurgusu
Nacho Sanchez Amor toplantıda Türkiye–AB ilişkilerinin genel çerçevesine de değindi.
Raportör, son yıllarda ilişkilerde stratejik ortaklık kavramının ön plana çıktığını ve bunun Türkiye’nin adaylık sürecinin önüne geçtiğini dile getirdi.
Amor, Türkiye’nin AB ile giderek daha fazla ortaklık alanı üzerinden değerlendirildiğini belirterek şu ifadeyi kullandı:
‘AB ile ne kadar çok ortak olarak görünürseniz, o kadar az aday ülke olarak değerlendirilirsiniz.’
Bu değerlendirme, Türkiye’nin uzun süredir durma noktasına gelen üyelik müzakerelerinin mevcut durumuna ilişkin dikkat çekici bir yorum olarak değerlendiriliyor.
Katılım süreci yerini farklı iş birliklerine bıraktı
Raportör Amor’a göre Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin ilerlememesi iki tarafın ilişkilerini farklı alanlarda yeniden şekillendirmesine yol açtı.
Bu kapsamda ticaret, enerji ve doğal gaz başlıklarının son yıllarda daha fazla öne çıktığını belirten Amor, ilişkilerin ekonomik ve stratejik boyutlarının yeniden keşfedildiğini ifade etti.
Ekonomi ve enerji başlıkları, özellikle Avrupa’nın enerji güvenliği tartışmaları ve bölgesel jeopolitik gelişmeler nedeniyle Brüksel’de daha fazla gündeme geliyor.
Türkiye ise hem enerji transit ülkesi konumu hem de büyük bir pazar olması nedeniyle AB için önemli bir ekonomik ortak olarak görülmeye devam ediyor.
Dış politika uyumu vurgusu
Amor ayrıca Türkiye’nin AB üyelik sürecinin yeniden canlandırılabilmesi için dış politika ve güvenlik alanlarında Avrupa Birliği ile daha uyumlu bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Raportör, özellikle dış güvenlik politikaları ve diplomatik uyumun üyelik perspektifi açısından önemli başlıklar arasında yer aldığını ifade etti.
Bu değerlendirmeler, son yıllarda Türkiye–AB ilişkilerinde en çok tartışılan konular arasında yer alan dış politika uyumu meselesine bir kez daha dikkat çekti.
AB’ye ihtiyaç söylemine eleştiri
Brüksel’de düzenlenen bazı iş dünyası toplantılarında dile getirilen ‘AB’nin Türkiye’ye daha çok ihtiyacı var’ söylemine de değinen Amor, bu yaklaşımın Avrupa kurumları içinde karşılık bulmadığını söyledi.
Raportör, bu tür söylemlerin daha çok siyasi veya propaganda amaçlı değerlendirmeler olarak görüldüğünü ifade etti.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkiler, son yıllarda üyelik perspektifinden ziyade ekonomik iş birliği, göç yönetimi ve enerji güvenliği gibi başlıklarda ilerleyen bir çerçevede değerlendirilmeye devam ediyor.
BU HABERLERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
https://www.ekovizyon.com.tr/










