AB Sınırından Dönen Biberler Alarm Verdi: Yasaklı Pestisitler Türk İhracatını Zorluyor
Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatında önemli kalemlerinden biri olan taze biber, Avrupa Birliği sınır kapılarında yapılan denetimlerde bir kez daha alarm verdi. Avrupa Birliği’nin Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) tarafından yayımlanan son raporlara göre, Türkiye’den gönderilen çeşitli biber sevkiyatlarında insan sağlığı açısından risk oluşturan seviyelerde yasaklı pestisit kalıntıları tespit edildi.
AB otoriteleri tarafından “ciddi risk” kategorisinde değerlendirilen ürünler sınırdan geri çevrilirken, yaşanan gelişme Türkiye’nin tarımsal ihracatında kalite ve denetim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Yasaklı tarım zehirleri tespit edildi
RASFF kayıtlarına göre 19 Haziran tarihinde Romanya sınırında kontrol edilen Türkiye menşeli taze biberlerde, Türkiye’de kullanımı yasaklanan “Fenbutatin Oxide” isimli pestisit kalıntısına rastlandı.
Analizlerde söz konusu maddenin 0,69 mg/kg seviyesinde bulunduğu belirtilirken, Avrupa Birliği mevzuatına göre kabul edilen üst limitin 0,01 mg/kg olduğu kaydedildi. Uzmanlar, bu seviyenin kabul edilebilir sınırların oldukça üzerinde olduğuna dikkat çekiyor.
22 Haziran tarihinde gerçekleştirilen bir başka kontrolde ise Bulgaristan’a gönderilen biberlerde birden fazla pestisit kalıntısı tespit edildi. Analizlerde Formetanate, Acetamiprid, Bifenazate ve Malathion isimli maddelerin bulunduğu açıklandı.
“Pestisit Kokteyli” endişesi
RASFF raporlarında yer alan verilere göre bazı pestisitlerin yasal sınırların onlarca kat üzerinde olduğu görüldü.
Buna göre;
- Bifenazate: 52,5 kat
- Formetanate: 21,8 kat
- Acetamiprid: 10,5 kat
- Malathion: 6,75 kat
oranında limit aşımı tespit edildi.
Söz konusu maddelerin önemli bir bölümü Türkiye’de belirli ürünlerde kullanımı yasaklanan veya ciddi şekilde sınırlandırılan pestisitler arasında yer alıyor.
İhracatçıya ve üreticiye ağır fatura
Tarım sektöründe faaliyet gösteren ihracatçılar, birkaç üreticinin yaptığı hataların tüm sektörün itibarını zedelediğine dikkat çekiyor. Avrupa Birliği pazarında yaşanan her geri dönüş vakası, yalnızca ilgili sevkiyatın ekonomik kaybına yol açmıyor; aynı zamanda Türk ürünlerine yönelik denetimlerin sıkılaşmasına ve ihracat maliyetlerinin yükselmesine neden oluyor.
Özellikle yaş meyve ve sebze ihracatında güvenilirlik en önemli rekabet unsurlarından biri olarak görülürken, sınır kapılarından geri dönen ürünler Türk üreticisinin uluslararası pazarlardaki marka değerine de zarar veriyor.
Denetimsizlikten yararlanan üreticiler sektöre zarar veriyor
Sektör temsilcileri, kurallara uygun üretim yapan binlerce çiftçinin emeğinin, mevzuata aykırı hareket eden az sayıdaki üretici nedeniyle gölgede kaldığını belirtiyor.
Uzmanlara göre bazı üreticilerin denetim mekanizmalarındaki eksikliklerden yararlanarak yasaklı veya ruhsatsız tarım ilaçlarını kullanmaya devam etmesi, hem halk sağlığını hem de ihracat gelirlerini tehdit ediyor. Bu nedenle tarla aşamasından ihracat noktasına kadar izlenebilirlik sistemlerinin güçlendirilmesi, riskli üreticilerin daha sık denetlenmesi ve caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiği ifade ediliyor.
Şeffaflık tartışması
Pestisit kalıntılarıyla ilgili tartışmaların bir diğer boyutunu ise kamuoyunun bilgiye erişimi oluşturuyor. Avrupa Birliği, sınır kapılarında yapılan analiz sonuçlarını düzenli olarak kamuoyuyla paylaşırken, Türkiye’de gerçekleştirilen birçok pestisit analizinin detayları kamuoyuna açıklanmıyor.
Bu durum, tüketicilerin gıda güvenliği konusunda bilgi edinmesini zorlaştırırken, sektör içerisinde daha fazla şeffaflık talebini de beraberinde getiriyor.
Türkiye’nin tarımsal ihracatta rekabet gücünü koruyabilmesi için yalnızca üretim miktarını artırmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda uluslararası standartlara tam uyum sağlayan güvenilir üretim zincirleri oluşturmasının da kritik önem taşıdığı değerlendiriliyor.
Kaynak: Özlem Ermiş Beyhan’ın haberhürriyeti’ndeki haberinden derlenmiştir – Avrupa Birliği RASFF Kayıtları












