Flixbus’ın Türkiye ile imtihanı

Adnan Ateş’in yorumu;

Almanya’da 2013 yılında otobüs piyasasının serbestleştirilmesi ile birlikte hizmet vermeye başlayan Flixbus, kısa bir sürede (6 yıl) 29 Avrupa ülkesinde yolcu taşımacılığı hizmeti vermeye başladı. Özellikle Avrupa’nın genç nüfusu ve turistler tarafından tercih edilen Flixbus, özel sermaye şirketi Actera üzerinden Türkiye’nin köklü otobüs şirketi Kamil Koç’u satın alma konusunda anlaşmaya vardı.  

Mobil uygulamasını ön plana alarak sektörde yenilikçiliği geliştirmeyi amaçlayan Flixbus, bu deneyimlerini Türkiye’de ki yolcular ile kısa sürede paylaşması bekleniyor. Avrupa’da ki bazı pratiklerin Türkiye’ye uyarlanması konusunda ne tür sıkıntılar olacağını henüz kestirmek zor olsa da ülkeden ülkeye değişiklik gösteren şehirlerarası yolcu taşımacılığı prosedürlerini de göz ardı etmekte fayda var.

Flixbus Kurucusu ve CEO’su Jochen Engert, flixbus.com adresinde ki açıklamasında Türkiye’nin seyahat pazarında yeni bir dönem başlatacaklarını söylüyor. Engert, devamla şunları; “Kamil Koç’u ailemize katarak Türkiye seyahat pazarında yeni bir dönem başlatacağımız için çok heyecanlıyız. Biz FlixBus olarak herkes için çevreci ve akıllı bir seyahat deneyimi sunma vizyonuyla hareket ediyoruz ve yenilikçi ruhumuzu, akıllı teknolojik hizmetlerimizi ve yüksek güvenlik ve kalite standartlarımızı Türkiye’deki otobüs yolcularına sunarken, Kamil Koç’un neredeyse yüz yıllık deneyim ve bilgisinden faydalanacağımız için mutluyuz. Mevcut ürün ve hizmetlerle ilgili yapacağımız değerlendirmelerin ardından, müşteri deneyimini iyileştirmek için sefer ağımızı daha da genişletmeye, veriye dayalı çözümlerimiz ve algoritmalarımızla tarifelerimizi müşteri taleplerine göre iyileştirmeye odaklanacağız. Teknoloji platformumuz ve diğer yeniliklerimizle Türkiye’deki otobüs yolcularına uygun maliyetli, yüksek kaliteli ve daha bütüncül bir seyahat deneyimi sunacağız” dedi.

Avrupa seyahatlerimde tren yerine Flixbus hizmetini kullanan biriyim. Gecikmeler, aktarma noktasına zamanında varmama, hatta seferin bir mobil uygulama mesajı veya sms ile iptal edilmesi gibi olumsuzlukları yaşamış olmama rağmen bu şirketin hizmetlerini kullanan biriyim.

Flixbus şayet Türkiye şartlarına özel hizmet verecekse yazdıklarımın hükmü kalmıyor. Yok eğer Avrupa’da ki yapısını Türkiye’de devam ettirirse şirketi bekleyen bir çok sorun var. İsterseniz muhtemel sorunları bazı başlıklar altında sırayalım;

Muavinsiz otobüsler

Türkiye’de şehirlerarası otobüs taşımacılığında ‘Muavin’ denilen yardımcı elemanlar ile seyahat şirketleri hizmet verirler. Muavinler, bagaj düzeni, belli periyodlar ile yolculara çay ve atıştırmalık ikramında bulunmak gibi servis hizmetleri verirler. Sürücüsü için yardımcı personel pozisyonundadırlar. İnen ve binen yolculara yardımcı olan muavinler bayan veya erkek olabiliyor.

Flixbus’ın Avrupa hizmetlerinde ‘Muavin’ sıfatıyla yardımcı elemanlar yoktur. Yolculara çay ve atıştırmalık hizmeti verilmez. Bagaj yerleştirme, yolcu karşılama gibi destek hizmetleri bizzat şoförün kendisi yapar. Hatta bazı Flixbus şoförleri bagaj çıkarma veya bagaj yerleştirme gibi fiziki işleri yolculara yaptırırlar. Genelde yolculara yaptırırlar dersek daha doğru olur.

Otogar

Türkiye’de her il ve ilçede otogarlar vardır. Şehirlerarası otobüsler güzergahlarında ki otogarlara mutlaka giriş ve çıkış yapmak zorundadırlar. Bu otogarlardan yolcu alınır ve yolcu indirilir. Her otogara giriş ve çıkışın bir ücreti vardır.

Ama Avrupa’da ‘Otogar’ diye bir yerleşke göremezsiniz. Avrupa’da şehirler arası yada uluslararası yolcu taşımacılığı sanayi devriminden sonra raylı sistemler yani trenler ile yapılır. Tüm Avrupa şehirleri, kasabaları ve hatta köyleri raylar ile birbirine entegre edilmiş durumda. Otobüs taşımacılığı kavramı Avrupa’da yok. Flixbus gibi yolcu taşıma şirketleri Avrupa’yı otobüs taşımacılığı ile  tanıştırdılar diyebiliriz.Flixbus Hbf denilen yani merkez tren istasyonlarına yakın şehir içi otobüs noktalarından yani duraklarından yolcu alıp indirirler. Flixbus bunu yaparken o şehre yada eyalete ücret ödeyip ödemediklerini bilmiyorum. Belki şehir içerisinden geçtiği için bahse konu şehrin yerel yönetimine veya eyalete ücret veriyordur ama muhtemelen bu işleyiş Türkiye’de ki gibi değildir. Otogar giriş ve çıkışları Flixbus için ön görülmeyen bir maliyet olabilir.

Bilet

Türkiye’de hala yolculara kağıt biletler verilir. Bu bileti cebine koyan herkes bu bilet ile seyahat edebilir. Flixbus bilet yapısını QR Kod üzerinden yapar.

Flixbus kendi uygulaması üzerinden bilet satışı yapar ve yolcunun aldığı bilete ait rezervasyonu doğrulayan QR Kod’u şoföre telefon ekranında göstermesi ve şoföründe elinde ki telefon ile bu kodu okuması ile yolcu otobüse giriş yapar. Dileyen yolcu biletin çıktısını alıp bilet üzerinde ki QR kodunu şoföre okutabilirler. Avrupalı değilseniz isim doğrulaması için şoför sizden pasaportunuzu göstermenizi isteyebilir.

Transferler

Türkiye’de genelde tek bilet ile bir noktadan bir noktaya seyahat edilir. Herhangi bir noktaya giden yolcunun ara bir noktada inip saatlerce bekleyip aynı firmaya olan başka bir otobüse binmesi gibi bir uygulama yoktur.

Flixbus’ta yapılan yolculukların büyük bir kısmı transfer yöntemi ile yapılıyor. Türkiye yolcusu kesinlikle buna hazır değildir. Yaşadığım bir transfer trajedisini örnek vermek istiyorum;

Hollanda’nın Den Haag (Lahey) şehrinden 31 Kasım 2019 günü Almanya’nın Essen şehrine gitmek üzere otobüsüme bindim. Transfer yapacağımı biliyordum. Ama Rotterdam çıkışı yoğun trafikten dolayı transfer noktası olan Hollanda’nın Eindhoven şehrine transfer saatime yetişmem mümkün görünmedi. 10 dk gecikme ile transfer yapacağım otobüsü kaçırdım. Bunu fark ettiğim anda hem sms hem de Flixbus’ın mobil uygulaması üzerinden mesajlar geldi. Transfer yapacağım otobüs değişmiş ve transfer için yeni bir bilet düzenlenip yeni bir QR kod oluşturulmuştu.

Beni kimse aramadı. Bu değişikliği kimse haber vermedi. Mobil uygulamayı kullanması bilen biri olmasaydım yani dijital teknolojiyi kullanabilen biri olmasaydım bu değişiklikten asla haberim olmazdı ve yarı yolda kalacaktım. Hatta otobüsten inmeyerek hedefimde olmayan başka bir şehre de gidebilirdim. Çünkü şoför asla sizin burada inmeniz gerektiğini size söylemez. Uyanık olması gereken ve inmeniz gereken şehri bilmesi gerekende sizsiniz. Her şey sizin sorumluluğunuzda.

Flixbus tüm bu işlemleri (transfer saat değişikliği gibi) insan kaynaklarını çok ama çok verimli kullanarak hatta hiç insan kullanmayarak bir uygulama veya bir kaç satır .net, java veya +C yazılım dili ile halledebilir ama Türkiye’de ki yolcu profili mobil uygulamayı kullanacak profil olmadığının da altını çizmekte fayda var. Hatta daha iyimser olayım ve buraya kadar her şeyin normal olduğunu kabul edip yazıma devam edeyim;

Normalde transfer noktasında 1 saat 15 dakika beklemem gerekirken değişen rezervasyon ile birlikte bekleme sürem 4 saat 30 dakika olmuştu. Mevsim kış hava soğuk bir otogarda değilsiniz, yakında gidecek bir cafe veya dinlenebileceğiniz bir yer yok. Yazının başında dediğim gibi Flixbus otobüsleri sizi otogarlarda indirmezler Hbf denilen merkez tren istasyonlarına yakın herhangi bir şehir içi otobüs durağına bırakırlar.

Türkiye’de ki yolcu profil ve alışkanlıklarına baktığımızda yolcular böyle bir taşımacılığa asla hazır değillerdir.  Bu hizmeti Avrupa’da kullanmamın nedeni erken aldığım biletler ile (en az 1 ay öncesinde) 50-60 veya 70 euroluk biletleri 9, 10 veya 11 euroya almamdır. Günü birlik bilet alımlarında 100 km ve üstü seyahatlerde bu fiyatlara almam mümkün değil. 100 km’ye örnek verecek olursak örneğin Hamburg-Bremen veya Essen-Köln arası araba yolcuğu 45 dakika veya 1 saat gibi bir süredir. Bu mesafelerde her zaman 4.99 euro’ya bilet bulabiliyorum. Daha fazla mesafelerde bu fiyata bulmak mümkün değil. Flixbus’ı kullanmamın nedeni aslında erken bilet alımlarını trene göre çok ucuza almamdır. 

Özellikle aktarma konusunda Türkiye’de ki yolcular hazır değildir. Genç müşteriler için bu zor olmayabilir ama orta yaş ve üstü yolcular için biraz zor gibi görünüyor.

Bagaj profili

Türkiye’de yolcuların bagaj olarak sadece bir sırt çantası veya bir bavul götürdükleri söylenemez. Türkiye’de bazı yolcu profilleri özellikle bazı taşra yolcuları otobüse kargo aracı muamelesi yaparlar. Un torbası, çamaşır makinası, yatak-yorgan, süt ve süt ürünleri, hatta oturma grubu bile taşıdıkları görülmüştür. Bir yolcunun el veya sırt çantasını bagaja yerleştirmekten aciz olan muavinsiz Flixbus şoförlerinin böyle bir hizmeti yapabileceklerini sanmıyorum. Avrupa’da ki bagaj profili ile Türkiye’de ki bagaj profilinin aynı olduğu söylenemez.  

Pazar davranışı Avrupa pazar davranışı ile aynı olmayan Türkiye’de Flixbus’ın nasıl bir strateji izleyeceğini kestirmek henüz zor. Yazımın başında belirttiğim gibi Flixbus gibi yenilikçi bir Avrupa firması Türkiye’de var olan sistem üzerinde hizmet verebilecek ise kendisini bekleyen bir çok zorluğun olduğunu tekrar tekrar belirmekte fayda var. Yolcu taşımacılığına dair hizmet harcamaları Avrupa ile aynı olmayan Türkiye’de sadece teknolojik altyapıya güvenilerek hizmet vermek şuan hem zor hem de erken. Pratikte farklı hizmetlere (Flixbus’ın Avrupa’da ki hizmet standardı gibi) Türkiye’de ki yolcu profili henüz hazır değil. Flisbus’ın hizmetlerinin kullanabilecek yolcu profili elbette var ama bunu genellemek için henüz çok erken.

Şüphesiz her değişim beraberinde farklı sorunları da getirir. Flixbus’ın bu sorunlara hazırlıklı olması ve altyapısını ona göre hazırlayıp pazara sağlam giriş yapması gerekiyor diye düşünüyorum.

Flixbus’ın gelecekte ki stratejisinde, karayolu yolcu taşımacılığı ile Türkiye’yi Avrupa’ya bağlamanın olup olmadığını da bilmiyoruz. Ama Türkiye’ye en yakın Flixbus noktasının Sofya olduğunu var sayarak gelecekte bunun mümkün olabileceğini tahmin edebiliyorum. 

Adnan Ateş

[email protected]

ekovizyon.com.tr

 

 

Facebook Comments

Comments are closed.