Avrupa Birliği, sınır yönetiminde köklü bir dönüşüme hazırlanıyor. Avrupa Birliği tarafından geliştirilen Entry/Exit System (EES), 10 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe girerek Schengen Bölgesi’ne giriş-çıkış süreçlerini tamamen dijital bir yapıya taşıyacak.
Yeni sistem, yalnızca teknik bir güncelleme değil; Avrupa’nın göç, güvenlik ve veri yönetimi politikalarında yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.
Pasaport damgası yerini dijitale bırakıyor
Yıllardır uygulanan pasaport damgası yöntemi büyük ölçüde sona eriyor. Yeni sistemle birlikte sınır geçişleri fiziksel iz yerine dijital kayıtlarla takip edilecek.
Bu değişiklik, özellikle sık seyahat edenler için alışkanlıkların yeniden şekillenmesi anlamına geliyor.
Biyometrik kontrol standart hale geliyor
EES kapsamında, Schengen Bölgesi’ne giriş yapan AB vatandaşı olmayan yolculardan:
- Parmak izi
- Yüz tanıma verisi
alınacak ve sistemde saklanacak.
Bu sayede giriş-çıkışlar otomatik olarak kaydedilecek ve manuel kontrol ihtiyacı büyük ölçüde azalacak.
Türk vatandaşları doğrudan etkilenecek
Yeni sistem, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını da kapsıyor. Schengen kurallarındaki 90 gün / 180 gün kalış sınırı, artık dijital olarak anlık takip edilecek.
Bu da şu anlama geliyor:
👉 “Fark edilmez” diye düşünülen ihlaller artık anında tespit edilecek
Veriler 3 yıl saklanacak
Toplanan biyometrik veriler, sistemde 3 yıl boyunca tutulacak. Bu adımın amacı, sınır güvenliğini artırmak ve düzensiz kalışları daha etkin şekilde denetlemek.
BU HABERLERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
EKOVİZYON DERGİ – https://www.ekovizyon.com.tr










