Finansal katılımın artması Türkiye’de banka gelirlerini 8 milyar dolar yükseltebilir

Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin “Finansal Katılımda İnovasyon” adlı raporuna göre; finansal katılımın artarak tabana yayılması 2020 yılına kadar global olarak bankaların gelirlerini 200 milyar dolar, Türkiye’de ise 8 milyar dolar yükseltebilir.

Dünyanın lider denetim ve danışmanlık şirketlerinden EY, “Finansal Katılımda İnovasyon” adlı raporunun sonuçlarını açıkladı. Finansal katılım, bireylerin bankacılık hizmetlerine erişim sağlaması ve finansal ürün ve hizmetler yoluyla finansal sisteme dâhil olmasını ifade ediyor. Finansal katılımın teknolojik gelişmeler ışığında inovasyon yoluyla artırılması ve tabana yayılmasının gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösteren bankalar için taşıdığı potansiyeli mercek altına alan rapor, 60 gelişmekte olan ülkeye ilişkin tespit ve öngörüler içeriyor. Dünya genelinde 1,6 milyar bireyin banka hesabı, 200 milyonun üzerinde mikro, küçük ve orta ölçekli işletmenin ise bankacılık hizmetlerine erişimi bulunmuyor. Rapora göre; teknolojik ilerlemelerin bireysel müşteriler ile birlikte mikro, küçük ve orta ölçekli şirketlere hizmet sunma maliyetlerini azaltması, gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösteren bankalar için yeni büyüme fırsatları yaratıyor.

Finansal katılımdaki artış büyümeyi destekleyecek

Raporun sonuçlarına göre; finansal katılımın artarak tabana yayılması 2020 yılına kadar global olarak bankaların gelirlerini 200 milyar dolar, Türkiye’de ise yaklaşık 8 milyar dolar yükseltebilir. Söz konusu 200 milyar dolarlık rakamın, gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösteren bankaların 2016 yılı gelirinin %20’sine denk geldiğinin belirtildiği raporda; finansal katılımdaki artışın gelişmekte olan ülkelerde ekonomik büyümeyi teşvik edici etki yaratacağı ifade ediliyor. Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin gayrisafi yurtiçi hasılasında %14’e varan, Kenya gibi gelişme ihtimali daha yüksek olan ülkelerin gayrisafi yurtiçi hasılasında ise %30’a varan yükseliş kaydedilebileceği öngörülüyor.

Bankacılık hizmetlerinde maliyetler düşüyor

Raporda teknolojik gelişmelerin etkisiyle bankacılık hizmetlerinde maliyetin düştüğü, erişimin ve ürün çeşitliliğinin arttığına dikkat çekiliyor. Rapora göre; en az gelişmiş ülkelerde bulunan mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin %40’ından fazlası, orta gelirli ülkelerde %30’u, yüksek gelirli bölgelerde ise %15’i finansman temin etmede güçlük çekiyor.

Teknoloji, bankaların hedef müşteri kitlesini genişletmesine imkân sağlıyor

Rapor sonuçları ile ilgili değerlendirmede bulunan EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri Damla Harman şunları söyledi: “Teknolojide kaydedilen ilerlemeler finansal hizmetler sektöründe olanakları ciddi bir biçimde artırdı. Bankacılık hizmetlerine erişimin teknolojik gelişmeler öncülüğünde gerçekleştirilen inovasyonlarla kolaylaşması, gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösteren bankaların hedef müşteri kitlesini genişletmesine imkân sağlıyor. Dolayısıyla müşteri segmentlerini yeni teknolojileri kullanarak daha kapsayıcı hale getiren bankaları karlarını artırmada birçok fırsatın beklediğini söyleyebiliriz. Finansal olarak kapsayıcı bir strateji benimsemesinin yalnızca finansal kuruluşlar için değil, ülke ekonomileri ve bireyler için de pozitif bir etki yaratacağını öngörüyoruz. Finansal katılımın artması ile birlikte yerel işletmelerin büyümesi teşvik edilirken, şirketler doğal ve insan kaynaklı afetlerden korunur, bireyler ise gelecek için birikim yapmaya teşvik edilebilir.”

Düzenlemeler ve teknoloji altyapısı güçlü olmalı

Rapora göre; bankaların finansal katılımın artırılması gelen büyüme fırsatlarından yararlanması teknoloji odaklı inovasyonlarla birlikte finansal istikrar sağlayan destekleyici bir düzenleme ortamı olmasına bağlı. Mobil uygulamalar ve e-ödemeler, ulusal dijital tanımlama sistemleri, kredi veri altyapısı, dijital veriye açık erişim ve para birimi dijitalizasyonu teknoloji altyapısı dinamiklerini arasında yer alıyor. Düzenleme ve sistemsel etkenler ise tüketiciyi koruyucu tedbirler, finansal okuryazarlık programları, iflas rejimleri, bankalar için düzenleyici teşvikler, finansal ekosistemlerdeki çeşitlilik ve birbiriyle uyumlu finansal sistemlerden oluşuyor.

Finansal katılımın artırılması için bankaların odaklanması gereken üç alan

Hizmetlerin müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde kişiselleştirilmesi, sunulan finansal çözümlerin sadeleştirilmesi ve maddi olarak karşılanabilir olması. Daha fazla müşteriye daha düşük maliyetle erişim sağlanması hizmet kanallarında inovasyon yapılması, şube ve dijital kanalların dengelenmesi.Yeterli veri bulunmadığı durumlarda teknolojik imkânlar kullanılarak aktif risk yönetimi yapılması.

Finansal katılımdaki artışın ülkelere göre bankacılık gelirlerine etkisi – 2020 öngörüleri

  • 1- Çin – 63,5 milyar dolar
  • 2- Hindistan – 27 milyar dolar
  • 3- Brezilya – 20,5 milyar dolar
  • 4- Kolombiya – 13,8 milyar dolar
  • 5- Tayland – 8,5 milyar dolar
  • 6- Türkiye – 7,9 milyar dolar
  • 7- Meksika – 7,6 milyar dolar
  • 8- Vietnam – 5 milyar dolar
  • 9- Nijerya – 4,9 milyar dolar
  • 10- Rusya – 4,6 milyar dolar

Ekovizyon Dergi/ekovizyon.com.tr

Facebook Comments

Comments are closed.