Fransa’da kayıt dışı istihdama yönelik sıkı denetimler, inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir Türk işveren (E.Ç) hakkında verilen hapis cezasıyla yeniden gündeme geldi. Dosyaya yansıyan bulgular, uzun yıllara yayılan sistematik bir yapıyı ortaya koydu. Lamarseillaise Gazetesin‘de yer alan habere göre meydana gelenm Sosyal Güvenlik dolandırıcılığının boyutu 4.7 milyon euro.
Fransa’nın Marsilya kentinde faaliyet gösteren 44 yaşındaki Türk işveren, yüzlerce işçiyi sigortasız çalıştırdığı gerekçesiyle yargılandığı davada hapis cezasına çarptırıldı. Soruşturma dosyasına göre sanığın 2020–2023 yılları arasında yaklaşık 500 işçiyi resmi kayıtlara bildirmeden istihdam ettiği tespit edildi.
Lamarseillaise Gazetesinin paylaştığı bilgilere göre işverenin iki ayrı şirket üzerinden faaliyet yürüttüğü ve çalışanları sosyal güvenlik sisteminin tamamen dışında bıraktığı belirlendi. İşe giriş kayıtlarının yapılmadığı, maaş bordrolarının düzenlenmediği ve prim ödemelerinin sistematik şekilde ihmal edildiği ifade edildi.
Kamuya milyonlarca euroluk zarar
Fransa’nın sosyal güvenlik kurumu Urssaf tarafından yapılan hesaplamalara göre, söz konusu faaliyetler sonucunda yaklaşık 4 milyon 682 bin euroluk kamu zararı oluştu. Bu durum, davanın yalnızca bireysel bir ihlal değil, aynı zamanda mali sistem açısından ciddi bir risk oluşturduğunu ortaya koydu.
Geçmiş analizler, Avrupa genelinde özellikle inşaat ve taşeronluk sektörlerinde benzer yöntemlerin zaman zaman ortaya çıktığını gösteriyor. Ancak bu dosyada dikkat çeken unsur, sistemin uzun süre devam ettirilmiş olması ve kurumsal bir yapı içerisinde sürdürülmesi oldu.
Denetimlerden kaçmak için şirket değiştirdi
Mahkeme kayıtlarına göre sanığın denetim mekanizmalarından kaçmak için farklı yöntemler geliştirdiği tespit edildi. Bahse konu dolandırıcılık olayında, önce Marsilya’da bir paravan şirket kuruldu, ardından şirket Bobigny’ye taşınıyor. Yani 2. adrese. Daha sonra ise ortadan kayboluyor. Denetim riski oluştuğundan dolayı şirket adreslerinin kasıtlı olarak değiştirildiği ifade edildi.
Uzmanlar, bu tür yapıların özellikle kayıt dışı istihdamın yoğun olduğu sektörlerde daha sık görüldüğünü ve denetim süreçlerinin bu nedenle giderek daha karmaşık hale geldiğini vurguluyor.
Evde nakit para ve çok sayıda kart bulundu
Soruşturma kapsamında yapılan aramalarda sanığın evinde 5 bin 300 euro nakit para, 22 banka kartı ve lüks araçlar ele geçirildi. Yetkililer, bu varlıkların kayıt dışı faaliyetlerle bağlantılı olabileceği ihtimali üzerinde durdu.
Sanık savunmasında söz konusu paranın kumar faaliyetlerinden kaynaklandığını veya çalışanlara dağıtıldığını ileri sürdü. Ancak mahkeme, mali veriler ve dosyadaki diğer bulgular doğrultusunda bu savunmayı yeterli bulmadı.

Hapis cezası ve ömür boyu yasak
Mahkeme, sanık hakkında 3 yıl hapis cezası verdi. Bu cezanın 2 yılı ertelenirken, kalan 1 yılın elektronik kelepçe ile ev hapsi şeklinde infaz edilmesine hükmedildi. Ayrıca 20 bin euro para cezası uygulanırken, sanığın ömür boyu şirket yöneticiliği yapması da yasaklandı.
Karar kapsamında yalnızca cezai yaptırımlar değil, mali yükümlülükler de öne çıktı. Mahkeme, oluşan kamu zararının tahsil edilmesi için borcun ödenmesine hükmederken, faaliyet gösterilen şirketlerin kapatılmasına karar verdi.
Denetimler artıyor
Yetkililer, kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında denetimlerin artırıldığını ve benzer vakalara karşı yasal süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtiyor. Açıklamalarda, bu tür uygulamaların yalnızca kamu maliyesine zarar vermediği, aynı zamanda çalışan haklarını da ciddi şekilde ihlal ettiği vurgulanıyor.
Kaynak: Lamarseillaise Gazetesi
BU HABERLERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
https://www.ekovizyon.com.tr/










