Elektronik para ve ödeme sistemleri son haftalarda yoğun bir soruşturma trafiğinin odağında. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Paybull Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile şirket yetkililerine yönelik yasa dışı bahis gelirlerini aklama iddiasıyla 9 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul, Tekirdağ, Zonguldak, Ankara, İzmir, Balıkesir, Bitlis, Sinop ve Mersin’de yapılan baskınlarda 25 kişi gözaltına alındı. Şirketin sahip olduğu mal varlığına el konuldu; ayrıca Paybull A.Ş. ile bağlantılı olduğu değerlendirilen Lezzona Gıda A.Ş. için de aynı tedbir uygulandı.
Finansal sistemde lisanslı görünüp yasa dışı bahis trafiğini yönlendiren platformlara yönelik operasyon dalgası büyürken, Merkez Bankası Paybull Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para A.Ş.’nin faaliyet iznini iptal etti. Tespit edilen usulsüz işlemler, MASAK raporları ve bankacılık denetimlerinin ardından operasyon süreci hız kazandı.
Bu dosya tekil bir vaka değil; IQ Money başta olmak üzere birçok elektronik para kuruluşuna yapılan operasyonlar, sektörün denetim altında yeniden şekillendiğini gösteriyor. Benzer soruşturmalarda yüz milyarlarca liralık para akışı tespit edilmiş, şirket altyapılarının yasa dışı bahis sitelerine entegre şekilde çalıştığı ortaya konmuştu.
Elektronik para şirketleri neden hedefte?
Elektronik para ve ödeme altyapıları kolay transfer, API erişimi ve anlık para akışı sunuyor. Bu avantaj, kayıt dışı piyasa için de cazip hale geliyor. Yasa dışı bahis organizasyonları, banka regülasyonlarına takılmadan büyük meblağları hareket ettirebilmek için genellikle lisanslı ödeme şirketlerini paravan olarak kullanıyor. Denetim zayıfsa sistem, bahis trafiğinin en hızlı taşıyıcısı haline dönüşüyor.
Son operasyonlar, finansal regülasyonun sertleştiği yeni dönemin habercisi niteliğinde.
Hem Merkez Bankası hem MASAK, elektronik para şirketlerini yakından izliyor; şüpheli para hareketleri, yoğun işlem hacimleri ve açıklama notlarındaki tutarsızlıklar artık operasyon eşiği haline geliyor.
Paybull dosyası, Türkiye’de ödeme sistemleri pazarının artık yalnızca büyüme değil, güvenlik ve regülasyon başlıklarıyla da tartışılacağını gösteriyor. Bu alan, önümüzdeki dönemde hem finansal reform hem de kara para ile mücadele politikalarının merkezinde kalmaya devam edecek.
BU HABERDE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:










